2025 yılı, Türkiye’de okuma alışkanlıklarının ne kadar çok sesli ve katmanlı bir hal aldığını açıkça gösterdi. Okur tercihleri geniş bir yelpazede şekillenirken, yerli edebiyatta toplumla hesaplaşan anlatılar, tarihsel hafızayı yoklayan romanlar ve bireyin içsel arayışına odaklanan metinler öne çıktı; yabancı eserlerde ise bulmaca kurgular, felsefi sorgulamalar ve duygusal derinliği yüksek hikayeler okurun ilgisini çekti. Polisiye ile tarihi romanın, fantastik anlatıyla felsefi metnin yan yana durabildiği bu çeşitlilik, 2025’te edebiyatın tek bir yöne değil, birçok damara aynı anda aktığını gösteriyor. Üstelik bu tablo yalnızca yetişkin okurla sınırlı kalmadı; çocuk kitaplarının satışlardaki yükselişi, okuma kültürünün kuşaklar arasında kök saldığını ve edebiyatın her yaştan okur için ortak bir buluşma alanına dönüştüğünü işaret etti.
2025’de En Çok Okunan Yerli ve Yabancı Kitaplar
Bekle Beni – Zülfü Livaneli
2025’in edebiyat arenasının en parlak yıldızı… Livaneli’nin bu eseri, bireyin kendi geçmişiyle yüzleşmesini ve umut arayışını güçlü bir anlatı ile işliyor. Aşkın, zamanın ve belleklerin iç içe geçtiği kitap, okurun kalbinde derin izler bırakıyor. Livaneli’nin dili yumuşak ama etkileyici, karakterleri ise unutulmaz.
Sırların Sırrı – Dan Brown
Yabancı edebiyatta zirveyi gören bu gerilim-bulmaca romanı, tarihsel simgelerle örülü bir gizem içinde okuru tutuyor. Brown’un karakteristik ritmi, metafizik sorgulamalar ve beklenmedik dönemeçler, kitabı sadece bir polisiye olmaktan çıkarıp düşünsel bir okuma deneyimine dönüştürüyor.
Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig
Bir hayatı “ya”lar ve “ya olsaydı?”larla tartışan bu felsefi roman, okurun kendi seçimleriyle yüzleşmesine neden oluyor. Hayatın anlamı, pişmanlık ve umut üzerine etkileyici bir dille kurduğu diyaloglar, bu kitabı 2025’te geniş bir okur kitlesiyle buluşturdu.
Sarı Yüz – R. F. Kuang
Fantastik edebiyat içinde güçlü bir ses… Kuang, büyü ve toplum eleştirisini ustalıkla harmanlıyor. Siyasi entrikalar, karakterlerin iç çatışmaları ve mistik sembollerle örülü anlatımı, eseri türün sınırlarını zorlayan bir yapıt haline getiriyor.
İnsanlığımı Yitirirken – Osamu Dazai
Japon edebiyatının bu çarpıcı eseri, yalnızlık, aidiyet ve bireyin toplumla çatışması gibi evrensel temaları kara mizah ve melankoliyle işliyor. Ruhu derinlemesine sorgulayan anlatı, okuru kendi iç dünyasıyla yüzleştiriyor.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı – Ahmet Ümit
Polisiye edebiyatın usta ismi Ahmet Ümit, toplumsal dinamiklerle örülü bu gerilim romanında karakterlerini psikolojik derinlikle şekillendiriyor. Suç, adalet ve insan doğası üzerine kurgulanmış bu eser, Türk edebiyatında çağdaş bir başyapıt adayı olarak okurla buluştu.
Yaşamak – Yu Hua
Modern Çin edebiyatının bu çarpıcı yapıtı, sıradan bir adamın hayatının dramatik dönüşümünü anlatırken, insan dayanma gücünü derinlemesine keşfediyor. Yu Hua’nın yalın ama sarsıcı anlatımı, okuru yalnızca bir hayat hikayesine değil, ortak insan deneyimine götürüyor.